Güncel Mevzuat ve Yargı Gündemi

12. Yargı Paketi Neler Getiriyor? 2026 Kanun Teklifinin Kapsamı ve Son Durumu

12. Yargı Paketi; icra hukuku, miras kalan taşınmazların satışı, kanuni faiz, belirsiz alacak davası, kısmi dava, HAGB, dijital deliller, banka hesabını başkasına kullandıranların ceza sorumluluğu ve tazminat hesaplamaları dâhil çok sayıda alanda değişiklik öngören kapsamlı bir kanun teklifidir. Teklif henüz kanunlaşmadığı için bu düzenlemeler bugün itibarıyla uygulanmamaktadır.

Hazırlayan: Son güncelleme: Okuma süresi: Yaklaşık 24 dakika
Henüz kanunlaşmadı 15 Temmuz 2026 itibarıyla

Teklif TBMM gündeminde bulunuyor

2/3737 esas numaralı teklif 22 Haziran 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulmuş, Adalet Komisyonu raporunu vermiş ve 280 sıra sayısıyla Genel Kurul gündemine alınmıştır. TBMM’nin güncel teklif sayfasında son durum “Gündemde” olarak gösterilmektedir. Teklif Genel Kurulda kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlanmadıkça mevcut hukuk kuralları uygulanmaya devam eder.

Resmî durum: TBMM kanun teklifi bilgileri ve Adalet Komisyonu raporu.

Teklif numarası 2/3737 – Sıra Sayısı 280
Mevcut statü Adalet Komisyonu raporunu verdi; Genel Kurul gündeminde
Hukuki etkisi Kanunlaşmadan hiçbir teklif hükmü uygulanamaz
Kısa cevap

Paket; belirsiz alacak davasının kaldırılmasını, kısmi davada talebin bir defa artırılmasını, kanuni faizin TCMB reeskont oranına bağlanmasını, miras taşınmazlarında ilk artırmanın mirasçılar arasında yapılmasını, HAGB’nin yeniden düzenlenmesini ve hesabını dolandırıcılıkta kullandıran bazı kişiler için özel ceza indirimi getirilmesini öngörüyor. Bunların hiçbiri henüz yürürlükte değildir.

Teklifin yasama süreci 22 Haziran 2026: TBMM Başkanlığına sunuldu. 24–29 Haziran 2026: Adalet Komisyonu süreci tamamlandı ve rapor verildi. Temmuz 2026: 280 sıra sayısıyla Genel Kurul gündemine alındı. Sonraki aşama: Genel Kurul kabulü, Cumhurbaşkanlığı ve Resmî Gazete yayımı.
Teklif metni değişebilir

Genel Kurul görüşmeleri sırasında maddeler çıkarılabilir, değiştirilebilir veya yeni hükümler eklenebilir.

Komisyon metni esas alınmalıdır

İlk teklif ile Adalet Komisyonunda kabul edilen metin aynı değildir; güncel değerlendirme komisyon raporuna göre yapılmalıdır.

Yürürlük tarihleri farklı olabilir

Kanunlaşsa bile bütün maddeler aynı gün uygulanmayabilir; özel yürürlük ve geçiş hükümleri kontrol edilmelidir.

Mevcut dosyalarda yürürlükteki hukuk uygulanır

Dava, icra ve ceza işlemleri teklif hükümleri yürürlüğe girmiş gibi yürütülmemelidir.

12. Yargı Paketinin Temel Düzenleme Alanları

Adalet Komisyonunda kabul edilen metin; icra hukuku, ortaklığın giderilmesi, noterlik işlemleri, idari yargılama, kanuni faiz, ceza muhakemesi, tazminat hesaplamaları ve hukuk yargılaması başta olmak üzere çok sayıda alanda değişiklik öngörmektedir.

Teklifin öne çıkan düzenlemeleri şunlardır:

  • İdare aleyhine ilamlı icra takibinden önce yazılı başvuru zorunluluğu getirilmesi,
  • Miras kalan taşınmazlarda ilk artırmanın yalnızca mirasçılar arasında yapılması,
  • Kanuni faiz oranının TCMB reeskont oranına bağlanması,
  • Belirsiz alacak davasının kaldırılması,
  • Kısmi davada talebin bir defa artırılmasına imkân tanınması,
  • Duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayla sınırlandırılması,
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun yeniden düzenlenmesi,
  • Banka veya ödeme hesabını dolandırıcılık amacıyla kullandıranlara ilişkin özel ceza indirimi,
  • Genetik inceleme sonuçları ile bilgisayar verilerinin saklanma ve imha sürelerinin belirlenmesi,
  • Destekten yoksun kalma ve çalışma gücü kaybı tazminatlarında faiz başlangıcının değiştirilmesi,
  • İdari yargıda tek hâkimle görülecek uyuşmazlıkların genişletilmesi,
  • Bazı istinaf kararlarına karşı temyiz yolunun yeniden düzenlenmesi.

Bu değişiklikler ancak teklif TBMM Genel Kurulunda kabul edilip Cumhurbaşkanı tarafından yayımlandıktan sonra, kanunda belirtilen yürürlük tarihlerine göre uygulanabilecektir. (TBMM kanun teklifi sayfası)

İdare Aleyhine İlamlı İcradan Önce Başvuru Zorunluluğu

Teklife göre Yargıtay, bölge adliye mahkemesi veya ilk derece mahkemesi tarafından idare aleyhine hükmedilen para alacağı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri için doğrudan ilamlı icra takibi başlatılamayacaktır.

Alacaklı veya vekili öncelikle:

  • İlgili idareye yazılı başvuruda bulunmalı,
  • Ödemenin yapılacağı banka hesap numarasını bildirmeli,
  • Başvurudan itibaren bir aylık ödeme süresini beklemelidir.

İdare, ilamda belirtilen alacağı ödeme tarihine kadar işlemiş faizi ve diğer ferileriyle birlikte bir ay içinde ödemezse ilamlı icra takibi başlatılabilecektir. Ön başvuru yapılmadan başlatılan takip ise teklifin kanunlaşması hâlinde usule aykırı olacaktır. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Düzenleme, idarenin mahkeme kararını yerine getirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Yalnızca cebrî icraya geçilmeden önce idareye ödeme yapması için bir aylık süre tanımaktadır.

Miras Kalan Taşınmazların Satışında Öncelik Mirasçılara Verilecek

Ortaklığın satış yoluyla giderilmesinde önemli bir değişiklik öngörülmektedir. Yeni usulün uygulanabilmesi için taşınmazın bütün maliklerinin mülkiyeti miras yoluyla kazanmış olması ve mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin taşınmazda pay sahibi bulunmaması gerekmektedir.

Bu şartlar gerçekleşirse ilk açık artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır. Mirasçılar dışındaki kişiler ilk artırmaya katılamayacaktır.

İlk artırmada teklif sınırı

Mirasçılar arasında yapılacak ilk artırmada verilecek teklifin, kural olarak taşınmazın muhammen kıymetinin tamamını ve satış masraflarını karşılaması gerekecektir. Başka bir ifadeyle ilk artırmada satış bedeli taşınmazın belirlenen değerinin yüzde ellisinden değil, yüzde yüzünden başlayacaktır.

İlk artırmada alıcı çıkmazsa ikinci artırma genel hükümlere göre herkese açık olarak yapılacaktır. İkinci artırmada mevcut sistemdeki yüzde ellilik eşik uygulanacaktır. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Paydaşların teminat yükümlülüğü

Teklif, ortaklığın giderilmesi satışlarında paydaşların teminattan muaf olmasına ilişkin uygulamayı da değiştirmektedir. Pay sahibi olmak, tek başına teminat yatırmadan artırmaya katılma hakkı vermeyecektir.

Bu düzenlemenin amacı, yüksek teklif verip satış bedelini yatırmayarak ihalenin sonuçlanmasını engelleyen paydaşların kötüye kullanımını önlemektir.

İhale bedelini yatırmamanın sonucu

En yüksek teklifi verdiği hâlde ihale bedelini süresinde yatırmayan kişinin:

  • Teminatı iade edilmeyecek,
  • Satış masrafları teminattan karşılanacak,
  • Ortaklığın giderilmesi satışında kalan tutar paydaşlara payları oranında ödenecek,
  • Paydaşın bedeli yatırmaması hâlinde teminatın tamamı diğer paydaşlara dağıtılacak,
  • Teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanacaktır.

Satış isteyen alacaklının ihale bedelini yatırmaması hâlinde ayrıca muhammen bedelin yüzde onu kendi alacağından mahsup edilecek ve satış masrafları borçluya yüklenmeyecektir. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Bu usul, yürürlük tarihinden önce ilan edilmiş artırmalara uygulanmayacaktır. Daha önce ilan edilen satışlar mevcut hükümlere göre tamamlanacaktır.

Noterlik Evrakının Yetkili Mercilere Gönderilmesi

Noterlik evrak ve defterlerinin gizliliği devam etmekle birlikte, bunların mahkemeler ve soruşturma makamları tarafından incelenmesi ve istenmesi kolaylaştırılmaktadır.

Teklife göre noterlik evrakı:

  • Mahkeme,
  • Sulh ceza hâkimliği,
  • Cumhuriyet başsavcılığı,
  • Soruşturmaya yetkili resmî daireler,
  • Noterlikte soruşturma yapmaya yetkili kişiler

tarafından, kanuni görevleri kapsamında incelenebilecektir.

Evrakın aslı istenirse noter, onaylı örneğini noterlikte saklayarak aslını ilgili mercie gönderecektir. Onaylı örnek istenmesi hâlinde belge taranıp güvenli elektronik imzayla imzalanarak elektronik ortamda iletilebilecektir.

Bu işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek; posta ve yol masrafı dışında harç, vergi, değerli kâğıt bedeli veya başka bir ücret alınmayacaktır. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

İdari Yargıda Tek Hâkimle Görülecek Davalar Genişletilecek

İdare mahkemelerinde bazı uyuşmazlıkların kurul hâlinde değil, tek hâkim tarafından karara bağlanması öngörülmektedir.

Teklif metninde, düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere konusu 486.000 Türk lirasını aşmayan iptal ve tam yargı davalarının tek hâkimle görüleceği düzenlenmektedir.

Bunun yanında uyuşmazlığın parasal değerinden bağımsız olarak bazı dava türleri de tek hâkim kapsamına alınmaktadır:

  • Uzaklaştırma veya ilişik kesme sonucu doğurmayan öğrenci disiplin cezaları,
  • Sınıf geçme ve not tespiti işlemleri,
  • Öğrenci yurdu, kredi ve burs işlemleri,
  • Kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri,
  • Kamu görevlilerine verilen uyarma cezaları,
  • Mesleki faaliyeti geçici veya sürekli engellemeyen meslek kuruluşu disiplin cezaları,
  • 2022 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına ilişkin uyuşmazlıklar.

Parasal sınır, teklif metnindeki 2026 tutarıdır. Kanunlaştıktan sonraki dönemlerde sınırın ilgili mevzuat uyarınca yeniden değerleme hükümlerine göre değişmesi mümkündür. (TBMM kanun teklifi sayfası)

İdari Yargıda İstinaf Mahkemesinin Dosyayı Geri Gönderebileceği Hâller

Bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderebileceği hâller sınırlı biçimde sayılmaktadır.

Dosyanın geri gönderilebileceği başlıca durumlar şunlardır:

  • İlk inceleme veya usule ilişkin nihai kararın hatalı olması,
  • Davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkemenin bakması,
  • Reddedilmiş veya yasaklanmış hâkimin davaya katılması,
  • Dilekçenin reddi gerekirken esasa girilmesi,
  • Eksik ya da yanlış hasımla karar verilmesi,
  • Taleplerden biri hakkında karar verilmemesi,
  • Gerekli keşif veya bilirkişi incelemesinin yapılmaması,
  • Zorunlu olduğu hâlde duruşma açılmaması.

Bilirkişi, keşif veya duruşma eksikliği bölge idare mahkemesi tarafından tamamlanabiliyorsa dosyanın geri gönderilmesi yerine eksiklik giderilerek esas hakkında karar verilebilecektir.

Bu hâller dışında yalnızca başka bir değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle dosya ilk derece mahkemesine gönderilemeyecektir.

Bölge İdare Mahkemesinin Yeni Kararlarına Karşı Temyiz

Anayasa Mahkemesinin kanun yolu denetimine ilişkin yaklaşımı doğrultusunda, bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verdiği bazı uyuşmazlıklarda Danıştay temyizi açılmaktadır.

Birinci fıkrada zaten temyize tabi olan davalar dışında, bölge idare mahkemesinin kaldırma sonrasında verdiği yeni karar tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştayda temyiz edilebilecektir.

Ancak şu uyuşmazlıklarda yeniden karar verilmiş olsa bile temyiz yolu kapalı olacaktır:

  • İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar,
  • Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun’dan doğan davalar,
  • Taşınmaz zilyetliğine yapılan tecavüzün önlenmesine ilişkin davalar,
  • Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’ndan doğan davalar,
  • Yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar.

Yeni temyiz hükümleri, düzenleme yürürlüğe girdikten sonra bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararlar hakkında uygulanacaktır. Daha önce verilen kararlar eski hükümlere tabi olacaktır. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Danıştayın Daire Sayısının Azaltılması Ertelenecek

Danıştayın daire sayısının ona düşürülmesi için öngörülen süre dört yıl uzatılmaktadır. Mevcut takvime göre 23 Temmuz 2026 tarihinde sona erecek geçiş süresi, teklif kanunlaşırsa 23 Temmuz 2030 tarihine kadar devam edecektir.

Daire sayısındaki azalmanın ertelenmesine bağlı olarak, boşalan her iki üyelik için bir üye seçilmesine ilişkin geçiş uygulaması da aynı tarihe kadar uygulanmayacaktır. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Hâkimlerin Gereksiz Bilirkişi İncelemesine Başvurması

Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nda yapılması öngörülen değişiklikle, mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek bir konuda bilirkişiye başvurulması uyarma cezasını gerektiren disiplin fiilleri arasına alınmaktadır.

Düzenleme, teknik veya özel bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurulmasını yasaklamamaktadır. Bilirkişilik, hâkimin hukuki değerlendirme görevini bilirkişiye devretmek amacıyla kullanılamayacaktır.

Örneğin bir sözleşmenin hukuki niteliğini veya zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek hâkimin görevidir. Buna karşılık karmaşık bir muhasebe hesabı, mühendislik incelemesi veya tıbbi maluliyet değerlendirmesi özel ve teknik bilgi gerektirebilir.

Kanuni Faiz Oranı TCMB Reeskont Oranına Bağlanacak

Teklif, sözleşmeyle farklı bir faiz oranı kararlaştırılmadığı durumlarda uygulanacak kanuni faiz sistemini değiştirmektedir.

Kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir önceki yılın 31 Aralık tarihinde kısa vadeli kredi işlemleri için uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden belirlenecektir.

30 Haziran tarihindeki reeskont oranı, önceki 31 Aralık oranından en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanacaktır. Böylece kanuni faiz oranının ekonomik koşullara göre yılda bir veya gerektiğinde iki defa değişmesi mümkün olacaktır. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Teklif kanunlaşmadan bu formül uygulanamaz. Mevcut alacaklarda yürürlükteki kanuni faiz hükümleri geçerliliğini korumaktadır.

Vesayet Altındaki Kişilerin Malları Elektronik Ortamda Satılacak

Mahkeme kararıyla satılmasına karar verilen vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmazların UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırmayla satılması öngörülmektedir.

Taşınmaz satışında ihale, vesayet makamının onayıyla tamamlanacaktır. Vesayet makamının, ihale tarihinden itibaren on gün içinde onama konusunda karar vermesi gerekecektir.

Bu düzenlemelerin, kanunun yayımlanmasından üç ay sonra yürürlüğe girmesi planlanmaktadır. Yürürlükten önce ilan edilmiş artırmalar mevcut usule göre tamamlanacaktır. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Banka Hesabını Başkasına Kullandıranlara İlişkin Ceza İndirimi

Adalet Komisyonunda teklife eklenen düzenleme, banka hesabı veya ödeme aracını dolandırıcılıkta kullanılmak üzere başkasına veren kişilere özel bir ceza indirimi getirmektedir.

Düzenleme şu araçları kapsamaktadır:

  • Banka veya kredi kartı,
  • Banka hesabı,
  • Aracı kurum hesabı,
  • Ödeme hizmeti sağlayıcısı hesabı,
  • Kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesap,
  • Hesabın kullanılmasını sağlayan şifre, bilgi veya araçlar.

Ceza indiriminin uygulanabilmesi için kişinin dolandırıcılık suçuna iştirakinin yalnızca bu bilgileri veya araçları başkasına vermekten ibaret olması gerekir. Bu durumda verilecek ceza yarı oranında indirilecektir. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Hesabını kullandıran herkes otomatik olarak ceza alır mı?

Hayır. Dolandırıcılık suçuna iştirakten söz edilebilmesi için kastın ve suça katkının ispatlanması gerekir. Bir kişinin hesabının bilgisi ve rızası dışında kullanılması ile haksız menfaat sağlamak amacıyla bilerek hesap bilgilerini paylaşması aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Buna karşılık kişi, hesabının suçta kullanılacağını bilerek veya dolandırıcılık faaliyetini kabul ederek hareket etmişse “hesabımı yalnızca kullandırdım” savunması tek başına ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Düzenleme hesap kullandırmayı suç olmaktan çıkarıyor mu?

Hayır. Düzenleme bir suçsuzluk veya cezasızlık hükmü değildir. Dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca hesap veya ödeme aracı sağlamakla sınırlı olan kişi bakımından cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir.

Failin mağdurla iletişim kurması, para transferlerini yönetmesi, sahte ilan hazırlaması veya suç organizasyonunda başka görevler üstlenmesi hâlinde özel indirim hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca incelenecektir.

Devam eden ve kesinleşmiş dosyalar

Teklifin geçiş hükümlerine göre yeni indirim kapsamına girebilecek sanıkların istinafta bulunan dosyaları bozulup ilk derece mahkemesine gönderilecektir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyaların da ilk derece mahkemesine gönderilmesi öngörülmektedir.

Cezası kesinleşmiş ve infaz aşamasına geçmiş bazı hükümlüler ise mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararını tamamen giderirse etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecektir. Zarar tamamen giderilmeden yalnızca bu hükme dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyecektir. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Genetik İnceleme Sonuçlarının Saklanması ve Silinmesi

Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında elde edilen moleküler genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilmesi öngörülmektedir.

Bilgiler:

  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresi dolduğunda,
  • İtiraz reddedildiğinde,
  • Beraat kararı kesinleştiğinde,
  • Ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleştiğinde

derhâl yok edilecektir.

Diğer hâllerde ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonra Cumhuriyet savcısının huzurunda imha işlemi yapılacaktır.

Kişi, saklama amacının ortadan kalktığını veya haklı bir neden bulunduğunu ileri sürerek hâkimden ya da mahkemeden verilerin daha erken silinmesini talep edebilecektir.

Sistemdeki bilgiler ancak yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararıyla kullanılabilecektir. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Bilgisayar ve Dijital Verilerde Arama ve Elkoyma

Bilgisayar, bilgisayar programı ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılabilmesi için:

  • Somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesinin bulunması,
  • Delilin başka şekilde elde edilememesi

şartları birlikte aranacaktır.

Kural olarak karar hâkim tarafından verilecektir. Gecikmesinde sakınca bulunan durumda Cumhuriyet savcısı karar verebilecek; ancak karar 24 saat içinde hâkimin onayına sunulacaktır. Hâkim de 24 saat içinde karar vermelidir.

Süre içinde onay alınamaz veya hâkim işlemi uygun bulmazsa elde edilen kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilecektir.

Tedbir sonucunda elde edilen veriler, kovuşturmaya yer olmadığı kararının veya mahkeme hükmünün kesinleşmesinden itibaren 15 yıl sonunda imha edilecektir. Saklama amacının ortadan kalkması hâlinde ilgili kişi daha erken silme talebinde bulunabilecektir. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yeniden Düzenlenecek

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına rağmen hükmün belirli bir denetim süresi içinde hukuki sonuç doğurmamasıdır.

Teklifte temel şartlar korunmaktadır. HAGB kararı verilebilmesi için:

  • Verilen cezanın iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olması,
  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması,
  • Mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirmesi,
  • Suç nedeniyle doğan zararın giderilmesi

gerekmektedir.

Zarar derhâl giderilemiyorsa denetim süresince taksitler hâlinde ödenmesi şartıyla da HAGB kararı verilebilecektir.

Denetim süresi beş yıldır. Bu süre içinde sanık hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle ikinci kez HAGB kararı verilemeyecektir.

HAGB kararına karşı kanun yolu

Teklif, HAGB kararına karşı kural olarak istinaf yolunu açmaktadır. Bölge adliye mahkemesi, kararı yalnızca şekli yönden değil, usul ve esas bakımından inceleyebilecektir.

Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilen HAGB kararlarında ise şartları varsa temyiz yoluna başvurulabilecektir.

HAGB uygulanamayacak suçlar

HAGB hükümleri:

  • İşkence suçunda,
  • Eziyet suçunda,
  • Kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele oluşturan suçlarda

uygulanamayacaktır. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Kaçak Sanık Hakkında Karar Verilmesi

Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecektir. Ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa sanık hakkında mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecektir.

Mahkeme güvenlik tedbirine karar verirse kaçak sanık, savunma hakkını kullanmak istediğini bildirip duruşmada bizzat hazır bulunmak şartıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilecektir. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışında Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecektir.

Sanık aleyhine yapılacak itiraz için dosyanın Başsavcılığa tesliminden itibaren üç aylık süre öngörülmektedir. Sanık lehine itirazda süre sınırı bulunmayacaktır.

Sanık veya kanun yoluna başvurma hakkı bulunan kişiler, katılan ve suçtan zarar gören kişiler de Başsavcılıktan itiraz yetkisinin kullanılmasını isteyebilecektir. Ancak istemde bulunulması, Başsavcılığın mutlaka itiraz edeceği anlamına gelmez. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

İş Gücü Kaybı ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Faiz

Teklif, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcını iki ayrı döneme ayırmaktadır.

Zarar görenin veya ölen desteğin kazancının bilindiği dönem için hesaplanan tazminata, haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden itibaren faiz işletilecektir.

Geleceğe ilişkin olup kazancın henüz bilinemediği dönem için hesaplanan tazminata ise karar tarihinden itibaren faiz uygulanacaktır.

Bu ayrım, gelecekte kazanılacağı varsayılan gelir üzerinden hesaplanan tazminatın tamamına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesini engelleyecektir. Düzenleme bu yönüyle özellikle trafik kazası, iş kazası, ölüm ve sürekli iş göremezlik tazminatlarını doğrudan etkileyebilecek niteliktedir. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Tahkikat başlamadan önce tazminat amacıyla ödeme yapılmışsa bu tutar nominal olarak değil, ödeme tarihindeki tazminata oranlanarak nihai miktardan mahsup edilecektir.

Yeni faiz düzenlemesi yalnızca yürürlük tarihinden sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanacaktır. Daha önceki olaylarda mevcut hükümler uygulanmaya devam edecektir.

Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir.

Belirsiz alacak davası, dava açıldığı tarihte alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenemediği hâllerde alacaklının asgari bir tutar göstererek dava açmasını ve miktar belirlenince talebini artırmasını sağlamaktadır.

Teklif kanunlaşırsa yürürlük tarihinden sonra yeni belirsiz alacak davası açılamayacaktır. Ancak yürürlükten önce açılmış belirsiz alacak davaları mevcut hükümlere göre görülmeye devam edecektir. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Kısmi Davada Talep Bir Defa Artırılabilecek

Belirsiz alacak davasının sağladığı bazı sonuçlar kısmi dava kapsamına taşınmaktadır.

Alacağın yalnızca bir bölümü dava edilmişse davacı:

  • Aynı dava içinde,
  • Bir defaya mahsus olmak üzere,
  • İddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan,
  • Tahkikat sona erinceye kadar

talep miktarını artırabilecektir.

Artırılan bölüm yönünden zamanaşımı da artırma tarihinde değil, davanın ilk açıldığı tarihte kesilmiş sayılacaktır. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Örneğin alacağın 50.000 liralık bölümü için kısmi dava açılmış ve bilirkişi incelemesi sonunda toplam alacak 200.000 lira olarak hesaplanmışsa davacı, tahkikat bitmeden talebini bir defa artırabilecektir. Teklifin en önemli sonucu, artırılan 150.000 lira yönünden zamanaşımının da ilk dava tarihinde kesilmiş kabul edilmesidir.

Bu imkân sınırsız değildir. Talep yalnızca bir defa artırılabileceğinden, alacak kalemlerinin ve hesaplamanın doğru zamanda belirlenmesi önem taşıyacaktır.

Duruşmalar Arasında En Fazla Üç Ay Bulunacak

Yazılı yargılama usulüne tabi hukuk davalarında duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçmemesi öngörülmektedir.

Bilirkişi incelemesinin uzaması, başka bir mahkemeden istinabe yoluyla işlem yapılması veya işin niteliğinden kaynaklanan zorunlu nedenler varsa hâkim daha uzun süre belirleyebilecektir. Ancak bu kararın gerekçeli olması gerekecektir. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Üç aylık süre, davanın mutlaka üç ay içinde sonuçlanacağı anlamına gelmez. Düzenleme yalnızca birbirini izleyen duruşma günleri arasındaki süreyi sınırlandırmaktadır.

Ses ve Görüntü Yoluyla Duruşmaya Katılım

Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılan kişilerin işlemleri için kural olarak ayrıca elle imza aranmayacaktır.

Ancak doğrudan irade açıklamasının ve kimlik doğrulamasının özel önem taşıdığı şu işlemlerde elle imzaya ilişkin hükümler korunmaktadır:

  • İkrar,
  • Yemin,
  • Davanın geri alınmasına muvafakat,
  • Davadan feragat,
  • Davayı kabul,
  • Sulh.

Düzenlemenin kanunun yayımlanmasından üç ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmektedir. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılmasına Karşı Kanun Yolları

Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemeleri arasında verilen birleştirme kararına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilecektir.

İlk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinafa, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararlarına karşı temyize ancak esas hükümle birlikte gidilebilecektir.

Birleştirme veya ayırma konusundaki hata tek başına:

  • Bölge adliye mahkemesinin hükmü kaldırarak esasa girmesine,
  • Yargıtayın kararı bozmasına

yeterli olmayacaktır.

Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği karar ise miktar veya değer itibarıyla istinaf sınırını aşıyorsa temyiz edilebilecektir. Bu düzenleme, bazı uyuşmazlıklarda mevcut temyiz sınırından daha geniş bir Yargıtay denetimi doğurabilecektir. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Yürürlük ve Geçiş Hükümleri

Teklif kanunlaşırsa düzenlemelerin tamamı aynı tarihte yürürlüğe girmeyecektir.

Öngörülen takvim şöyledir:

  • Danıştayın daire sayısına ilişkin düzenleme, 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayım tarihinde,
  • Vesayet altındaki kişilerin mallarının elektronik satışı ve sesli-görüntülü duruşmada imza düzenlemesi, yayım tarihinden üç ay sonra,
  • Diğer hükümler, kural olarak yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

Belirsiz alacak davasının kaldırılması daha önce açılmış davaları etkilemeyecektir. İcra satışları ve vesayet satışları bakımından yürürlükten önce ilan edilmiş artırmalarda eski hükümler uygulanacaktır. Tazminat faizine ilişkin yeni sistem ise yalnızca yürürlükten sonra gerçekleşen zarar doğurucu olaylara uygulanacaktır. (TBMM Adalet Komisyonu açıklaması)

Teklif Kanunlaşmadan Önce Yapılması Gerekenler

  1. Yargı Paketi, kanun teklifi aşamasında olduğu için mevcut uyuşmazlıklarda yürürlükteki mevzuat esas alınmalıdır. Özellikle belirsiz alacak davası açılması, ilamlı icra takibi başlatılması veya tazminatta faiz talep edilmesi sırasında teklif hükümleri yürürlükteymiş gibi hareket edilmemelidir.

Teklifin Genel Kurul görüşmeleri sırasında maddeler değiştirilebilir, çıkarılabilir veya yeni hükümler eklenebilir. Bu nedenle hukuki işlem yapılmadan önce yalnızca haber metinleri değil;

  • TBMM Genel Kurulunda kabul edilen son metin,
  • Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanma tarihi,
  • İlgili maddenin özel yürürlük tarihi,
  • Geçiş hükümleri

birlikte incelenmelidir.

12. Yargı Paketi Hakkında Sık Yapılan Hatalar

Teklifin yürürlüğe girdiğinin düşünülmesi

Adalet Komisyonunda kabul edilmek, düzenlemenin kanunlaştığı anlamına gelmez. Genel Kurul kabulü ve Resmî Gazete’de yayımlanma aşamaları tamamlanmadan yeni hükümler uygulanamaz.

Genel af veya infaz düzenlemesi olduğunun sanılması

Teklif genel bir af ya da toplu ceza indirimi içermemektedir. Banka hesabını dolandırıcılıkta kullandıran belirli kişiler için özel bir indirim ve geçiş hükmü bulunması, paketin genel af niteliğinde olduğu anlamına gelmez.

Banka hesabını kullandıran herkesin serbest kalacağının düşünülmesi

Özel indirim yalnızca suça katılımı hesap veya ödeme aracı sağlamaktan ibaret olan kişiler yönünden düzenlenmiştir. Suça başka şekilde katılanlar veya şartları taşımayanlar otomatik olarak indirimden yararlanamaz.

Belirsiz alacak davasının şimdiden kaldırılamayacağının gözden kaçırılması

HMK’nın 107. maddesi hâlen yürürlüktedir. Teklif kanunlaşmadan belirsiz alacak davasının kaldırıldığı kabul edilemez.

Bütün miras taşınmazlarının yalnızca mirasçılara satılacağının düşünülmesi

Mirasçılara özgü ilk artırma yalnızca bütün maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve üçüncü kişinin payının bulunmadığı durumlarda uygulanacaktır. İkinci artırma ise alıcı çıkmaması hâlinde herkese açık olacaktır.

Sık Sorulan Sorular

12. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girecek?

Henüz kesin bir yürürlük tarihi yoktur. Teklif önce TBMM Genel Kurulunda kabul edilmeli ve ardından Resmî Gazete’de yayımlanmalıdır. Yürürlük süreleri yayım tarihine göre hesaplanacaktır.

12. Yargı Paketi af veya infaz indirimi getiriyor mu?

Hayır. Teklif genel af, denetimli serbestlik genişlemesi veya bütün hükümlüleri kapsayan bir infaz indirimi içermemektedir.

IBAN’ını başkasına veren kişi otomatik olarak ceza indirimi alacak mı?

Hayır. Kişinin dolandırıcılık suçuna iştirakinin yalnızca hesabı veya ödeme aracını kullandırmaktan ibaret olması ve özel hükmün diğer şartlarını taşıması gerekir. Kastın ve kişinin suçtaki rolünün delillerle belirlenmesi zorunludur.

Mevcut belirsiz alacak davaları reddedilecek mi?

Hayır. Teklifteki geçiş hükmüne göre yürürlükten önce açılmış belirsiz alacak davaları HMK’nın mevcut 107. maddesine göre görülmeye devam edecektir.

Kısmi davada talep kaç kez artırılabilecek?

Teklif metnine göre talep, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan yalnızca bir defa ve tahkikat sona erinceye kadar artırılabilecektir.

Devletten kazanılan tazminat için hemen icra takibi yapılabilecek mi?

Teklif kanunlaşırsa kapsamındaki ilamlar için önce ilgili idareye banka hesap numarası bildirilerek yazılı başvuru yapılması ve bir aylık ödeme süresinin beklenmesi gerekecektir. Şu an ise yürürlükteki mevzuat uygulanmaktadır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaldırılıyor mu?

Hayır. HAGB kurumu kaldırılmamakta; şartları, kanun yolu ve uygulanamayacağı suçlar yeniden düzenlenmektedir.

Sosyal medya kullanıcılarının kimliğine ilişkin düzenleme pakette bulunuyor mu?

TBMM’ye sunulan ve Adalet Komisyonunda kabul edilen 2/3737 esas numaralı metinde sosyal medya hesabı açan herkesin kimliğinin doğrulanmasına ilişkin genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Kamuoyunda daha önce açıklanan her çalışma, mevcut kanun teklifinin parçası hâline gelmiş değildir.

12. Yargı Paketinin Hukuki Sonucu

  1. Yargı Paketi, özellikle belirsiz alacak davası, kanuni faiz, tazminat hesaplaması, idare aleyhine icra ve banka hesabını başkasına kullandırma konularında mevcut uygulamayı önemli ölçüde değiştirebilecek hükümler içermektedir.

Bununla birlikte teklif henüz kanun değildir. Mevcut dava, icra takibi veya ceza dosyalarında bugün itibarıyla yürürlükte bulunan hükümler uygulanmalıdır. Teklifin kesin etkisi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilecek son metin ile Resmî Gazete’de yayımlanacak yürürlük ve geçiş hükümlerine göre belirlenebilecektir.

Resmî Kaynaklar

Hukuki bilgilendirme Bu makale, 15 Temmuz 2026 itibarıyla TBMM’de bulunan kanun teklifi ve Adalet Komisyonu raporu esas alınarak hazırlanmıştır. Kanun teklifleri Genel Kurul görüşmelerinde değişebilir. Somut hukuki işlem yapılmadan önce TBMM’de kabul edilen son metin, Resmî Gazete yayımı, yürürlük tarihi ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Scroll to Top